Telefon: (+90) 533 479 2906
E-Posta: info@golokaacademy.com

Blog

Şamanik Şifa

Şamanik Bakış Açısından Hastalık Şamanların, yardımcı ruhlarla olan uygulama yoluyla gelişmiş ilişkileri sayesinde önceleri kendileri, daha sonra da diğerleri için bilgi alma ve şifa çalışmaları yapabilirler. Şamanın sağaltıcı özelliğini anlayabilmek içinse öncelikle onun hastalığa bakış açısını anlamak gerekir.   Şamanizm duygusal ya da fiziksel hastalık ayrımı yapmaz ve şamanlar hastalığın spritüel boyutu ile ilgilenirler. Bir hastalık duygusal veya fiziksel boyutta tezahür ediyor olabilir ama şamanı asıl ilgilendiren spritüel dengesizlik ve uyumsuzluktur. Şamanik bakış açısından hastalığın üç klasik nedeni vardır. Şifa içinse yapılabilecek  sınırsız şifa seremonisi bulunur çünkü her şaman kendi yardımcı ruhlarının özgün rehberliğinde çalışır. Şamanlar yardımcı ruhlarıyla birlikte çalışırlar çünkü yardımcı ruhların sahip olduğu geniş perspektif şamanın ya da şamanik uygulamacının sahip olamadığı bir bakış açısıdır. Şaman sağaltımda kendi enerjilerini kullanmaz ve hastalığın nedeni ya da sağaltım konusunda kendi kişisel fikirlerini oluşturmazlar. Hastalığın spritüel nedenine tanı koyması ve uygun seremoni için bu konuda birlikte çalıştıkları yardımcı ruha yolculuk yaparlar. Şaman genellikle, yardımcı ruhlarına danışmak için olağandışı gerçekliğe yaptığı yolculuğunda hastalığın olası üç nedeninden biri ya da daha fazlasının varlığını keşfedebilir. Hastalığın üç nedeni güç kaybı, ruh parçalarının (yaşam enerjisi) kaybı ve bu kayıplar nedeniyle oluşan spiritüel blokajlar veya ölmüş bir kişinin ruhunun enerji alanına girmesidir (posesyon). Genelde bu nedenler tek başlarına bulunmaz ama bunların bir bileşimi mevcuttur. Güç kaybı, bir kişinin kendisini korumakta olan güç hayvanını veya koruyucu ruhu kaybettiği ve yenisinin onun yerini almak için gelmediği bir durumdur ve bir hastalık nedenidir. Yerli kültürlerde yaşayan ve atalarımız olan şamanlar, her birimizin hayvan ruhlarıyla bağlantımızı ve bu ilişkiyi güçlendirerek enerjimizin doğal akışını bulabileceğimizi ve onu izleyebileceğimizi bilirler. Güç kaybının tipik belirtileri kronik depresyon, kronik hastalık ve ardarda gelen şanssızlıkların deneyimlendiği bir “kronik bahtsızlık”  olabilir. Şamana güç kaybının oluştuğu gösterildiğinde, kişiyi geçmişte desteklemiş olan güç hayvanı veya koruyucu ruhunu geri getirmek ve böylece güç ve korumayı yeniden oluşturmak için yardımcı ruhlarının yönlendirmesi ile çeşitli seremoniler yapabilir.  Şamanlar, yaşamlarımız süresince ruh kaybı yani yaşamsal öz ya da yaşam enerjisinin kaybı da yaşayabileceğimiz anlayışına sahiptirler. Bütünlenmek için bu kaybedilmiş yaşamsal enerjiyi geri almamız gerekir.  Dünya üzerindeki çoğu şamanik kültürde ruh kaybının yani yaşam gücümüz, canlılığımızın kaybının, hastalık nedeni olduğuna ve duygusal veya fiziksel travma yaşadığımızda, yaşam enerjimizin bir kısmının bu deneyimi atlatabilmek için bedenden ayrıldığına inanılır. Antik çağlarda , ruhun korkması, yoluna kaybetmesi ya da çalınması ruh kaybının nedeni olarak görülürdü. Günümüzde ruh kaybına neden olabilecek travma türlerini ise Sandra Ingerman, “Soul Retrieval: Mending the Fragmented Self-Kayıp Ruh Parçalarının Geri Getirilmesi: Parçalanmış Benliği Onarmak ” adlı kitabında cinsel, fiziksel veya duygusal her türlü taciz, kaza, savaşta bulunma, terörist saldırı, sahip olduğumuz değerlerin aksine davranmak, doğal afetler, ameliyat, bağımlılıklar, boşanma veya sevilen birinin ölümü gibi acıları, düşük, kürtaj ve bağımlılıklar olarak anlatır.[i] Travma olarak görülen her şey ruh kaybı ile sonuçlanabilir. Her insan özgün birer varlık olduğu için bir kişide ruh kaybına neden olan bir olay diğerinde buna neden olmayabilir. Şamanizmde, yaşamsal enerjinin bir parçası acı, suçluluk, utanç ya da bunun gibi nedenlerle bedeni terk ettiğinde olağan dışı gerçekliğe gider ve şaman ya da şamanik uygulamacı oraya gidip geri dönmesine yardımcı olana dek kalır. Ruh kaybı aslında acının tüm etkisini yaşamamamız için yaşamsal özümüzün bir parçasının bedenimizi terkettiği, bir kendini koruma mekanizmasıdır. Şamanik bakış açısına göre sorun, ayrılan bu enerjinin kendi başına geri dönmeyişidir. Ruh kaybolabilir, başka biri tarafından çalınabilir veya travmanın sona erdiğini ve geri dönmenin güvenli olduğunu bilmiyor olabilir. Bir kişi koruyucu ruhunu veya yaşamsal özünü yitirmiş olduğunda genellikle kişinin enerji alanında bir boşluk oluşur ve bu boşluk negatif düşünce formları veya ölmüş fakat yoluna devam edememiş ruhlar tarafından doldurulabilir ve bunlar da fiziksel ya da duygusal düzeyde hastalığa neden olabilir. Şamanlar negatif düşünce formlarından oluşmuş blokajları algılayabilir ve yardımcı ruhlarının yardımıyla bunları ait olmadıkları yerden çıkarabilirler. Buna ekstraksyon adı verilir. Şamanlar yaşayanların yanında, ruh kılavuzluğu yoluyla, ölmüş olanları da şifalandırırlar. Şamanizmde bir kişi travmatik bir ölüm deneyimlediğinde ruhunun diğer alemlere geçişinde yardıma ihtiyacı olabileceği çünkü farklı nedenlerden dolayı ölüm esnasında bocalayıp, burada takılıp kalabileceği anlayışı bulunur. Yoluna devam edememiş bir ruh burada gezinip durabilir veya gücünü veya yaşamsal özünü yitirmiş birinin enerji alanına girerek posesyona neden olabilir.  Bu her iki taraf için de sağlıklı bir durum değildir. Bu durumda şamanın rolü bu ruhu ait olmadığı diğer kişinin enerji alanından çıkararak, diğer alemlere geçişine rehberlik etmektir. Bir şamanik uygulamacıya yaptığınız ziyaretin ardından ne yaparsınız? Gevşeyip herşey sona ermiş gibi "sihrin" kendini göstermesini mi beklemelisiniz? Ya da kendi yaşamınızda değişikler yapmalı mısınız? Şaman ya da şamanik uygulamacı görünen ve görünmeyen dünyalar arasında yalnızca bir kanaldır. Bir şifa seremonisinden sonra sağlıklı bir yaşam biçimi yaratmak ve bütünlük ve şifa dolu bir yaşamı destekleyecek sağlıklı ilişkileri kendine çekmek danışanın elindedir.  Bir şamana ya da şamanik uygulamacıya başvurmak bile şifayı yaratmanız için olumlu bir yola adım atmanız anlamına gelir.  Not: Ruh kaybı ile ilgili olarak lütfen Sandra Ingerman'ın makalesini okuyunuz. Makalenin Türkçe çevirisine buradan ulaşabilirsiniz. 

[i] Sandra Ingerman, “Soul Retrieval: Mending the Fragmented Self”, Harper Collins, New York, 1991, s: 11